Halk Oyunları

Halk oyunları insanlığın en ilkel devirlerinde ortaya çıkmıştır. Mağara hayatı yaşayan ilk çağ insanları, yabani hayvanları avlamak, birbiriyle savaşmak mecburiyeti içinde zaferle sonuçlanan olaylardan sonra hoplayıp sıçrayarak coşkulu hareketlerle sevinçlerini ifade etmekten zevk alır olmuşlardır. Sonraları oyunları meydana getiren bu hareketler, birtakım duygular ve olaylarla gelişerek müzikle de bütünleşmeye başlayıp bir düzene girmeye koyulmuştur.

Oyun ve Müzik Türk toplum hayatında da pek çok çeşitleriyle yüzyıllar boyunca milli bir gelenek halinde süregelmiş bir kültür hazinesidir. Yurdumuzun çeşitli bölgelerinde tarihi ve coğrafi bir gerçek olarak, değişik ve renkli örneklerle gelişen ve çoğalan halk oyunları geleneği , tabiat sevgisi, insan sevgisi, yurt sevgisi ve milli bütünlüğün en net ifadesidir. Düğünler, bayramlar, törenler gibi çeşitli olaylar müzik ve oyunla daima iç içe yaşanmıştır.

Halk Müziği ve Oyunları bölgesel özellik gösterdiği gibi bölgeler arası yayılışlar sırasında çeşitli yerli ağız ve geleneklere yeni ağız ve geleneklerin katılmasıyla binlerce türkü, oyun havası ve oyunun oluşması sonucu yurt genelinde zenginleşmiştir.”

HALK OYUNLARININ ÇIKIŞ NEDENLERİ

  • Doğal Olayların Etkisiyle
  • Doğadaki herhangi bir şeyi taklit etme
  • Aşk dansları • Savaş dansları
  • Dini danslar ( Semah, Sema )
  • Tarımla ( hasat, üretim) ilgili danslar
  • Meslek dansları

Uzun yıllar Malatya ilinin bir ilçesi olan bugünkü Adıyaman ilinin halk kültürü ile ilgili araştırmalar, her iki kültürün aynı kökenlere bağlı olduğunu göstermektedir. Müzik bakımından olduğu gibi halk oyunları bakımından da Malatya ile aynı konu, biçim, melodi, ritim, hareket hatta figürleri paylaşmaktadır.

Adıyaman’da genellikle sevilip oynanan oyunlar şunlardır:

Ağır halay, Düz halay, Ağır Malatya,Berde, Deriko (Derino), Galüç, Üçayak, Ağır hava, Hasandağlı, Lorke, Pekmezo, Dokuzokkalı, Tırpano, Kudaro halayı, Ağır Gövcuk, Tırge, Simsimi, Sevda.

Yukarıda saydığımız halk oyunlarının adlarından da anlaşıldığı gibi Adıyaman halk oyunları Halay bölgesinde oynanan dizi biçimindeki oyunlardandır ve genellikle ağır olarak sürdürülen oyunlardır. Kadınlar da bu oyunlardan bir kısmını kendi aralarında oynamaktadırlar.

Oyunlara eşlik eden müzik aletleri şunlardır:

Davul, Zurna, Kaval, Bağlama, Tef, Darbuka, Cümbüş, Leğen, Cura.

Halk oyunları bakımından oldukça zengin bir yöremizdir. Oyunlar genellikle halay yada bar şeklindedir.

Bitlis’in Halk Oyunlarından bazıları

Ağır Güvenk : Kadınlar karşılama biçiminde oynadığı gibi, karma olarak da oynanmaktadır. Halay türü bir oyundur.

Nare : Halay türündedir. Kadın erkek bağlı dizilişte oynanan ağır bir oyundur.

Temirağa : Halay türünde yavaş başlayıp giderek hızlanan bir oyundur.

Dello : Genel olarak erkekler oynadığı bu oyunu kızlar da oynayabilir.

Harkuşta : Oyunun içinde sertlik hakimdir. İki tarafa ayrılan erkekler sanki bir savaş meydanındaymış gibi karşısındakine düşman gibi bakarak, müziğin ritmine uyarak kıran kırana bir gösteri yaparlar. Tamamen sertlik ve ciddiyetin hakim olduğu bir oyundur.

Meyroki : Hem kız hem erkekler arasında oynanır. Sertlik gostermez. Daha ziyade titreme ve gösteriş oyunudur.

Sepe : Asıl ismi Se- pi’dir. Üç ayak anlamındadır. Bu üç ayakta sağ ayağın öne doğru sallanmasından sonra bir es yapıp sol ayakla bir duraklama yapılır. Sonra yine sağ ayağın üçlemesine geçilir.

Pappori : Bütün figürler ayakta toplandığı için bu ismi almıştır. Kısaca ayak oyunu anlamında kullanılır.

Yöresi yoktur ülkemizin anonim bir oyun türüdür. Hareket serbestliği nedeniyle Anadolu’nun tüm yörelerinde herkes tarafından kolayca oynanmaktadır. Tek kişi olduğu gibi birçok kişinin katılmasıyla toplu olarak da sergilenmektedir. Anadolu’nun değişik illerinde oynanan kadın figürlerinin toplanılması ile de oynanabilmektedir.

Erzincan Halk oyunları denilince akla, kahramanlık, yiğitlik, ağırbaşlılık ve sabrın sembolü olan Bar gelir.

Oyunların tümü önce ağır olarak başlar, sonra gitgide hızlanır. En az altı kişi olarak kiz ve erkeklerin ayrı ayrı oynadığı oyunlarda çökme, el vurma ve dönmeler ana figürler olup, elde mendil, bıçak, kaşık gibi araçlar bulunur. Barların yarım daire şeklinde oluşması, Erzincan Ovasını tanımlamaktadır.

Biçimlere Göre Oyunlarımız ;

  • Üç ayak
  • Dörtayak
  • İkiayak
  • Ağırbar
  • Koçeri
  • Sıklama
  • Sarhoş Barı
  • Timurağa
  • Hoş bilezik
  • Dello
  • Sarıkız
  • Tamzara
  • Çayırın Ten Yüzünde
  • Tavuk Bar

Erzincan Halk Oyunlarının bazıları ;

  • Bar
  • Kaşık Oyunları
  • Halay
  • Tek Oyunlar

Gaziantep İli konum olarak Güneydoğu Anadolu bölgesindedir ve Suriye ile sınırı olan bir şehrimizdir. Konumu açısından incelediğimizde birçok farklı kültürün ortasında kaldığını ve şehrin değişik yerlerinde değişik kültür renklerinin göze çarptığı görülebilir. Batısı, kuzeyi, doğusu ve güneyi türlü kültür zenginlikleri ile dolu olan Gaziantep ilinde iki ana unsur yaygın ve dikkat çekicidir. Birinci unsur “MERKEZ” olarak tabir edilen, daha çok şehir merkezine yakın, kuzey ve doğu kısımlarda görülen türdür.

İkinci unsur ise güney ve batı kısımlarında kalan ve de Suriye ile sınırı olan bölgelerde görülen “BARAK” adını alan türdür. Bu iki türün birbirlerinden ayrılmalarının en büyük nedeni Barak olarak anılan türün Suriye ve Araplar ile olan ilişkileridir. Barak ovası, Musabeyli ilçesi ve Kilis ili taraflarında arap kökenli köylerin bulunması ve burada yaşayanların kendi örf ve adetlerini sürdürebilmeleri neticesinde Merkez ve Barak arasında ciddi farklar gözlemlenmektedir. Bu farklar kadın – erkek giysilerinden müziğe, ritmik yapıdan oyun karakterlerine kadar birçok konuda incelenebilir.

Gaziantep Yöresi Halk Oyunları tür olarak “HALAY” türü oyunlardır. Kadın – erkek ellerden kenetli bir şekilde dairesel bir formda oynarlar. Merkez ve Barak arasındaki farklar Halk Oyunlarında da ciddi bir şekilde görülür.

Merkez Oyunlarına Örnekler:

  • Oğuzlu
  • Dokuzlu
  • Şeker Oğlan
  • Kırıkçan (Kırıkhan)
  • Meryem
  • Çibikli (Çepikli)
  • Şamatya
  • Marmara

Barak Oyunlarına Örnekler:

  • Koseyri
  • Mani
  • Şirvani
  • Hadeydiye
  • Arabi Velde
  • Yarım Gaba
  • Tam Gaba
  • Halebi Şirvani

Hakkari yöresi oyunlarının çalgıları Meydanlarda ve Kapalı Yerlerde ; Davul-Zurna’dır. Yörenin başlıca oyunları ; 

  • Beri basu
  • Beleti
  • Dekkatülmeymaki
  • Hamara
  • Haralaley
  • Halay Erkek
  • Hırmani
  • Karakuştani
  • Kecige Caney
  • Nedinem Nedürüstüm
  • Sıkkani

Horon , Doğu Karadeniz bölgesinde Samsun ilinin doğusundan başlayarak Gürcistan sınırına kadar olan bölgede kız, erkek veya karma olarak düğün, asker uğurlama, nişan ve yayla şenlikleri gibi toplu eğlencelerde kaval, davul- zurna, kemençe, akordeon veya tulum eşliğinde oynanan geleneksel halk danslarının genel adıdır. Horonlar türkü eşliğinde veya sadece çalgı eşliğinde, sadece kadınlar, sadece erkekler veya kadın erkek karışık olarak, düz bir sıra halinde ya da halka oluşturularak oynanabilir. Erkekler tarafından oynanan horonlar ne kadar hızlı ve sert ise, kadınların oynadığı ve “kız horonu” denen horonlar da bir o kadar yumuşak ve zarif hareketlerden oluşur. Doğu Karadeniz’ de oynanan horonlar genel itibariyle; Trabzon , Hemşin ve Artvin horonları olarak sınıflandırılabilir. Artvin Horonları, Rize ve Trabzon gibi sahil kesiminde oynanan horonlara göre değişik bir yapıdadır. Sahilde oynanan horonlarda, çok hızlı omuz silkme ve ayak sallama figürleri karakteristik iken, Artvin horonlarında hareketler daha çok tüm vücudun hareketi, ayakların sertçe yere basması vb. biçimindedir. Hemşin horonları ise tulum eşliğinde Trabzon horonlarına kıyasla daha yavaş oynanan, fazla çeviklik ve sertlik gerektirmeyen oyunlardır.

Hemşin Horonları :

  • Rize
  • Hemşin
  • Yüksek Hemşin
  • Papilat
  • Memetina
  • Bakos
  • Çarişka
  • Aleka
  • Sırtlı
  • Mahmutoğlu
  • Gant
  • Hevrek
  • Hanlakıt
  • Yali
  • Çano

Trabzon Horonları :

  • Düz horon
  • Sallama
  • Atlama
  • Sıksara
  • Yenlik
  • Dik horon
  • Bıçak horonu vs.

Artvin Horonları :

  • Deli horon
  • Coşkun Çoruh
  • Yengecan
  • Hoş bilezik
  • Atabarı v.s

Karma isminden de anlaşılacağı gibi pek çok yörenin birleşimiyle oluşmuş stilize bir oyundur. Her yöre oyunlarına kendi kültüründen bir şeyler katar bu bağlamda Karma oyunu farklı yöreleri içinde bulundurduğu için pek çok farklı kültürü de bünyesinde toplamıştır ve kıyafetleri de yörelerin ortak özelliklerini yansıtır.
İçerisinde sadece kızların, sadece erkeklerin ve kız ve erkeklerin karma oynadıkları bölümler vardır.
Karmanın içerisinde oynanan başlıca yöreler ;

  • Üsküp
  • Karadeniz
  • Zeybek
  • Roman
  • Doğu Anadolu ‘dur.

Bu anlamda karma diğer oyunların bir kolajı şeklinde düşünülebilir.

Kars’ın sosyal yapısıyla oyunların arasında büyük ilişki vardır. Düğünlerde kardeş, akraba, dost, yakın çevre kızları ve erkekleri el ele tutarak bar oyunu oynarlar. Bu sonuç bu bölgenin sosyal kavramlar konusunda gelişmiş olduğunun da bir göstergesidir. Ayrıca Kars’taki köy düğünlerinde de kadın ve erkeğin aynı düğün yerinde beraber oynadıkları yukarıdaki örneklerden anlaşıldığı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Kars’ın oyunlarında diğer bir anlatım özelliği daha vardır ki bazı sosyal konular dramatize edilir. Dramatize gücünün tümü hakkında bilgi edinmek için birkaç örnek verilebilir.

Belirdiğimiz bu dramatize özelliklerine örnek oyunların bazıları ise şunlardır ;

  1. Aşk oyunları ( Kızlar ve erkeklerin birlikte oynadıkları oyunlar ) : Kıskanç –Kars zeybeği gibi oyunlar aşkı ve çelişkide olan kıskançlıkları anlatır.
  2. Seremoni oyunları ( Düğün törenleri ): Sarıseyran , Ağırbar vb. Gelin karşılama halayları, kına geceleri
  3. Tek oyunlar: Terekeme, Iğdır barı, Bardak oyunu vb. Bu oyunlar en az 1 en fazla 2 kişiyle oynan oyunlardır. İsme hitaben oynanır. ( gelinin annesi ve babası gibi )
  4. Süplek ( İmece ve maharet oyunları ): Köylü Kızı, Mendil oyunu gibi oyunlardır
  5. Koçaklama, yiğitlik anlatan oyunlar: Koçero, Köroğlu , Temurağa , Paşa Göçtü ve Göle Beyi oyunları bunlara örnek verilebilir.
  6. Mizahsen seyirlik oyunlar: Tavuk Barı, Kars Zeybeği oyunları bunlara örnek olarak verilebilir.

Türkler, Orta Asya’dan Anadolu’ya, oradan da 14. yüzyıldan itibaren Balkanlar’a yayılmaya başlamış ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ile birlikte tekrar tersine bir göç ile Balkanlar’dan bugünkü topraklara gelmişlerdir. Balkanlar’da kaldıkları ortalama 450 yıllık süre içerisinde Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Makedonya, Arnavutluk gibi ülkelerin insanlarıyla yan yana yaşamış, onları kendi kültürleriyle etkiledikleri gibi, onların kültürlerinden de etkilenmiştir. Kırklareli yöresi halk oyunları; Balkanlar’dan gelip yöreye yerleşen göçmenlerin beraberinde getirdikleri değerler ile geldiklerinde karşılaştıkları kültürün (oynadıkları oyunların) karışımıyla ortaya çıkan sentezin ürünü olduğu söylenebilir. Çünkü Balkanlar’dan gelip buraya yerleşenler ve bu kuşağın devamı olan kişiler, bu oyunlara sıkı sıkıya sahip çıkmışlar, otantik yapısında herhangi bir değişikliğe müsaade etmemişlerdir. Bu durum da yurt genelinde Kırklareli halk oyunlarının beğeni ile izlenmesine ve diğer yörelerde de öğrenilmek, oynanmak istenmesine neden olmaktadır.

Kırklareli yöresi halk oyunları; bayramlarda, evlenme düğünlerinde, asker düğünlerinde, özel günlerde ve her türlü törende oynanır. Günümüzde yöreye ait halk oyunları köylerde davul-zurna ile yapılan düğünlerde oynanmakta iken, şehir ve kasabalarda org ile yapılan düğünlerde pek oynanamamaktadır. Yöre’nin halk oyunları, genellikle iki davul, iki zurna ile oynanmakta olup, birinci zurna melodiyi söylerken ikinci zurna da dem tutar. Oyunlar genellikle ağır başlayıp hızlı biter. Kollar bağlı olarak oynanan oyunlar ve karşılıklı oynanan oyunlar vardır. “Kırklareli karşılaması” çiftlerin karşılıklı oynadıkları bir oyundur. Hora denilen ikinci bir oyun da el ele, kol kola, omuz omuza toplu olarak oynanan bir oyun olup, bölgede yaygın olarak oynanmaktadır. Diğer bir oyun grubu da “kabadayı” oyunudur. Davul-zurna eşliğinde erkekler tarafından oynanır. Yavaş başlayıp çok hızlı biter. Hora ve kabadayı oyunlarında oyunu yönlendiren ekip başıdır.

Kırklareli Yöresi Halk Oyunlarından Örnekler:

  • Alay Beyi
  • Ali Paşa
  • Arzu ile Kamber
  • Eski Kasap
  • Kabadayı
  • Kara Yusuf
  • Kambana
  • Kırk Haydut
  • Kız Karşılaması
  • Sirto
  • Gayda
  • Hanım Ayşe
  • Drama Karşılaması
  • Sülüman Ağa

Anadolu Türkçesi ve yayıldıkları bölgelerde Çingenelere çeşitli isim ve sıfatlar takılmıştır. Türkçede Romanlar, yaşadıkları yöreye bağlı olarak Çingene sözcüğünün versiyonları olan çeşitli isimlerle anılırlar. Bunlar;

  • Cono (Adana)
  • Roman (İzmir),
  • Şopar (Tekirdağ,Kırklareli)
  • Cingan,(Bolu,Kastamonu,Çankırı,Sinop,Çorum,Afyon,Ankara,Kırşehir)

vs. Roman müziklerinde iki ritm görülür. 9/8 ‘lik ve Ağır roman dediğimiz 9/4’lük .Kullanılan temel enstrümanlarıda Asma Davul,Kaba zurna,Klarnet,Darbuka,Kanun,Cümbüş,Keman vs.

Yaşantısının her kesitinde geleneksel bir yapıya sahip olan Şanlıurfa, folklorik özellikleri yönüyle de ince ve zevkli bir dokuya hakimdir. Şanlıurfa folklorunun en karakteristik özelliklerini taşıyan ve en önemli kollarından biri olan halk oyunlarıdır. Her yörede olduğu gibi Şanlıurfa’da da Halk oyunları düğün, nişan, kına gecesi, asker uğurlama, karşılama ve çeşitli kutlama, şenlik gibi törenlerde oynanır.

Şanlıurfa da oynanan halk oyunları dizi halinde oynanan oyunlar, tek kişi ile oynanan oyunlar, karşılıklı oynanan oyunlar gibi ayrıma tabi tutmak mümkünse de esas olarak “HALAY” türündeki oyunlar hakimdir. Halaylar; çok ağır figürlü olanlar; Girani, Hasan Dağı, hareketli olanlar; İki ayak, Abravi, Soseh gibi, bir olayı bir üzüntüyü anlatan; Kımıl, teşi, Derik, Terge sayılabilir. Bazı oyunlarda ise üzüntü ile sevinç birlikte yaşanır.

Halk oyunları hemen her zaman müzik eşliğinde oynanır, bu husus Urfa’nın müzikle yakın ilişkisine bağlanabilir. Hatta bir çok oyun türkülüdür ve türkü ile söylenir. Urfalıyam ezelden, Derik, Kımıl türkülü oyunlara örnek olarak gösterilebilir.

Şanlıurfa Halk Oyunlarına Örnekler:

  • Tek Ayak
  • İki Ayak
  • Üç Ayak
  • Terge (Tırge)
  • Seyrani
  • Abravi
  • Dınge
  • Kımıl
  • Teşi
  • Gırani
  • Düz

Bir çok medeniyet görmüş olan Van’ın Osmanlılardan-Araplara, Iran-Irak-Suriye den,Ermenilere kadar büyük bir topluluğa hizmet vermiş bir il oluşu bu yöreye çeşitli kültürlerle birlikte geniş folklorik kaynaklarda bırakmışlardır. Van’da oynanan oyunlar Kızlı-Erkekli olduğu gibi yalnız erkek ve yalnız kız oyunlarıda vardır.

Ekip başı ve sonunda oynayan kişilerin ellerinde mendil olur ve bu mendil sallandığı zaman göbek altına veya belin arkasına gitmemelidir. Buda bir saygınlık ifadesidir. Eğlencelerde ve düğünlerde Davul-Zurna vazgeçilmez çalgıdır. Zamanla bunlara zilli def , darbuka , mey , kaval gibi enstrümanlar eklenmiştir.